Hocalı Dağı'nın Manisi

Azerbaycan…
Aynı evin ayrılan kardeşi…
Bir yüce milletin iki büyük devleti…

Tarix: 24-2-2019 // saat: 10:56
Bir evin ayrılan iki kardeşi: Türkiye ve Azerbaycan... Bir Yüce Millet ve iki devlet. Sınırlar ayrı, topraklar ayrı fakat gönüller bir. Birinin ayağına diken batsa, yüreği sızlar ötekinin. Ülküler ortak, kaygılar ortak, acılar ortak. Kan aynı kan. İki can kardeş: Türkiye ve Azerbaycan...
"Şimdi uzaklarda kalan bir şehir var
Ki sızlatır yüreğimi yıllardan beri
Vatan olmasına vatan Anadolucasına
Ama vatan haritamda yok yeri."
(Y. Bülent BAKİLER)
Kardeş ülkemizde yapılan büyük ve acımasız bir katliamın 27. Yıl dönümünde onu unutmak, o gece katledilen Azerbaycan halkına yapılacak büyük saygısızlık,insanlık adına ise yapılacak büyük hata olurdu.Çünkü tarihini unutan bir milletin geleceğini tayin etmesi beklenemez.
1991 yılının dördüncü çeyreğinde başlanan Karabağ Savaşı,Hocalı’yı da derinden etkilemişti. İlk başta ablukaya alınan Hocalı’ya kara yolu ulaşımı birkaç ay içerisinde kesilmişti. Ulaşım sadece helikopter ile sağlanabiliyordu. Son helikopter ise 28 Ocakta gitmişti Hocalı’ya. Fakat onun da Azerbaycan semalarında 40 sivili ile vurulmasının ardından Hocalı’ya ulaşım tamamen kesilmişti.
Ablukanın iyice sıkılaştığı son birkaç ayda ise elektrikler kesilmişti. Haşmetli Hocalı Dağı’nın hüznü her yeri etkisi altına alıyordu. Yıllardır beraber yaşadığı halkın gördüğü işkenceleri içinde hissediyordu bu koca dağ. Şubat ayının 25’ ini 26’sına bağlayan gecede ise çıplak ve acımasızlıklarla sertleşmiş kayaları arasından esen güçlü ve soğuk rüzgâr, o insanlık tarihine kara bir leke olacak uğursuz günün haberini verircesine acıklı bir Azerbaycan manisi fısıldıyordu halkına.
Ermeniler, o gün Hocalı halkına eşi görülmemiş bir vahşilikle soykırım yaptılar.  1915 yılında Kars’ta 660 vatandaşımızı katlettikleri gibi şimdi de bunu Hocalı’da yapıyorlardı. Rus ve Ermeni kuvvetler silahsız halka korkunç bir katliam yaptılar. O gün 613 kişi acımasızca öldürüldü. İşin daha da dramatik olan boyutu bu 613 kişinin 106 kadın, 83 çocuk ve 70’den fazla yaşlının bulunmasıydı. Türklerde aman diyene bile el kalkmazken,Ermenilerin yaptıkları bu vahşet dünyanın hiçbir yerinden görülmedi. Gönüller taşlaşıp gözler kör oldu. Daha öncekiler gibi katledilen Türk olunca dünya sırtını dönüp o arsız sırıtışıyla Ermeniye göz kırptı yine. O tarihlerde farklı ülkelerde yayınlanan bazı gazetelerde katliamın dehşeti vurgulansa da Hocalı halkı kaderiyle baş başa kalıyordu yine.
Bu katliam sırasında hamile kadınların karınları deşiliyor, erkeklerin yüzleri jiletle doğranıyor,  hatta genç kızların kafalarını keserek futbol oynuyorlardı. Ermeniler gözü dönmüş vahşi bir hayvan gibi silahsız halkın üzerine vahşice saldırmışlardı.
Hocalı katliamında 8 yaşında bir çocuk olan Hatice ORUÇOVA’nın söyledikleri yüreğimizi dağlamaya yetiyor: “8 yaşındaydım, gözümün önünde babamı, annemi, 6 yaşındaki kız kardeşimi Ermeniler kurşunlayıp öldürdüler. Kurşun bana da geldi.” 
BAKİLER’in ifadesiyle yüreğimizin şahdamarı olan Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ Bölgesindeki bu katliam zihnimizde her daim taze kalmalıdır. Yüreğimizde kinimizi diri tutmalıyız ve ona göre tedbirimizi almalıyız ki başka Hocalılar yaşamayalım. 
Kalmalıdır ki Karabağ’ın Amasya’mıza bir emaneti olan Mir Hamza Nigari Hazretlerinin ruhaniyetinde bir ve beraber olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimize bir diken batsa acısını burada duyalım.
İşte bundan tam 27 sene önce böylesine korkunç ve acımasız bir vahşet yaşandı Hocalı’da. Hocalı Dağı ise acıklı manisine hâlâ devam eder…
Yine de geleceğe umutla bakmak, müjdelerle, muştularla konuşmak ve hiçbir zaman sönmeyecek bu acının yanında geleceğin dünyasını Türklerin şekillendireceğine inanmak ve bu inanç uğrunda çalışmak vazifemizdir. 
Selam olsun, Azerbaycan’a, Karabağ’a, Hocalı’ya…Selam olsun, gönlü yüce yiğitlere…
Ve o Karabağ ki:
“Güzelim türküleri türkülerimiz gibidir
Ve kalpaklı, bindallı oyunlarını balam
Bilenlerimiz bilir.
Bir gün bir selam gitse Anadolu’mdan
O şehirden sımsıcak bir selam gelir.”
 
Yavuz Bülent YURDUSEVEN
Amasya Şehit Ferhat Ünelli
Bilim ve Sanat Merkezi

Son şərhlər
Siz də yazın
SİZ DƏ YAZIN